Kayıtlar

manic

Afet atlatıldı. Rençber gibi bedenimi çiğneyerek geçti. Ruhuma erozyon, bütünlüğüme deprem vurdu. Dalgalar yükselerek altına aldı kuvvetimi. İnadımı aşıp çocukluğuma dayandı. Eksildim, kırıldım, yalınlaştım. Ruhum hafifledi, en çok da umutla güvenden arındım. 

reversed

Herhangi bir insanın aptal yerine konmasına ya da kandırılmasına gocunmam. Kimseyle kendimle ilgilendiğim kadar ilgili değilimdir. Ama beni aptal yerine koyduğunu sanma gafletine düşen tüm sahtekarların ciğerini söküp alasım geliyor. 

cutout

Samimiyet ve fayda. Bu ikisini bulamadığın bir ilişkiye enerji ve vakit ayırmanın anlamı kalmamış demektir.

catch

Sarmalandığım avuntular düştü. Perde kapandı. Sahne arkasında tir tir titreyen nefesi kesilerek hıçkırıklar içerisinde ben. İşte gerçek.  Ecco homo misali.

communic

Hayatın ne kadar anlamsız ve sahte bir oyun olduğunu suratlarına haykırmak isterdim. Belki bu katı gerçekçilik biraz olsun utandırırdı maskelerini.

crying myself to sleep

Yarın sabah uyandığımda ne değişecek? Hiçbir şey. Sadece insanlara olan nefretim ve yalnızlığım biraz daha derine yerleşmiş olacak. 

escargot

 You can never make peace with something once you had and then lost.

pro(re)cess

zaman kağıt kesiği gibi aralıksız sızıyan yaralarımı saran bir kabuk kadar sert ama merhametli. 

effortless

çırpınarak yaşamaktan yoruldum hayatı. kendimi her zaman güvenceye almaya çalışarak fakat hiçbir zaman güvende hissetmeyerek; daima korkular ve belirsizlikler içerisinde, birkaç saat içerisinde hayatımın elimde olmadan tepe taklak edilebileceğinin kaygılı bekleyişiyle, her zaman c-d-e-f planları kurmak zorunda kalarak, sırf onu da kaybedebilirim diye emeğimin karşılığının çok daha azına şükrederek, beterin beterini örnek alıp betere tamah ederek, uzak diyarlardaki huzura imrentiyle ve asla sönmeyen bir umut ışığıyla bakarak, her an her durumda karşıma çıkan adaletsizliğin karşısında boynumu eğerek, konuşmaya ve eleştirmeye korkarak, gün içerisinde defalarca milyonların derdini sırtlanarak, çoğu zaman solgun ve düşünceli olmakla suçlanarak, mutlu olmak için küçük medenlerin peşinde koşarak, karşılaştırarak ve kıskanarak, sürekli haksızlıklar belimi burkarak ama daima, ne olursa olsun, yok edemediğim ufacık bir umudu her gün istemsizce içimde yaşatarak.  büyük yazarların büyük yazarl...